Kitapdiyari.net



İçimizdeki Çocuk

 İçimizdeki Çocuk

Tür: Psikoloji

Yazar: Doğan Cüceloğlu

İlk yayınlanma tarihi: 1999

Konusu

İçimizdeki Çocuk, Doğan Cüceloğlu’nun İç Çocuk ve İç Anne-Baba ilişkisinin nasıl oluştuğunu ve bu ilişkinin duygu, düşünce ve davranışlarımıza nasıl yansıdığını günlük örneklerle sağlam bir mantık kurgusu ve yalın anlatımla gösteriyor.

Ayrıca kitap, ailenizin ve yakın çevrenizin iç dünyanızı ve şu anki duygularınızı, düşüncelerinizi ve davranışlarınızı nasıl etkilediğini incelemektedir.

Özeti

İçinizdeki Çocukla Tanışın

Hepimizin içinde bir çocuk var. İçimizdeki çocuğumuz her zaman sağlıklı bir ortamda gelişmez. Aile, okul, genel kültür ortamı çoğu zaman çocuğun sağlıklı gelişimini engeller. Birey fiziksel olarak büyür, ancak içimizdeki çocuk psikolojik açıdan sağlıksız ve zayıf kalır. Çocuğu sağlıksız olan bireyin kişiliği “bağlaşık”tır. Çünkü bu birey hayatın anlamını, mutluluğunu, ilişki içinde olduğu başkalarının gözünde, sözünde, davranışında, kısacası başkalarının ona verdiği değerde kendi değerini arar; Kendine olan saygısı, başkalarının algısına bağlıdır. Bu anlamda “bağlaşık kişilik” temel yapıyı oluşturmaktadır.

Aile

Aile bir sistem yaratır; Ailedeki her birey bu sistemin bir parçasıdır ve farklı roller üstlenerek sistemi işler hale getirir. Bu sistemdeki her rol benzersiz bir kişilik ve davranışsal yapı oluşturur. Bu kişilik ve davranış türlerinden bazıları kişinin uyumasına, bir kısmı uyumsuzluğa neden olur. Sağlıklı bir aile, üyelerinin ihtiyaçlarını karşılar ve gelişmeleri için olumlu bir ortam yaratır. Aile üyeleri arasındaki ilişki rahat, olumlu ve akıcıdır. Aile, toplumla ilişkisini dengeler; ne toplumdan kopar ne de tamamen toplumun baskısına teslim olur. Böyle bir aileden, iyi tanımlanmış benlik sınırları olan, kendilerini değerli bulan, yaşamın farklı yönleri arasında denge kuran, duygularını tanıyan ve ifade eden olgun insanlar büyür. Her aile sistemi, onu çalıştıran aile kurallarına sahiptir. Bu kurallar sağlıksız ailede gizli ve üstü kapalı kalır. Sağlıklı bir ailede kurallar daha spesifik ve nettir. Sağlıklı bir ailede çatışma olduğu biliniyor, anlaşılıyor ve konuşuluyor; Çatışmayı çözme kuralları açıkça belirtilmiş ve aile üyeleri tarafından bilinmektedir. Sağlıksız bir ailede çatışmadan bahsedilmez; Kullanılan kurallar gizli olduğu için her şey dolaylı ve dolaylı olarak ifade edilmektedir.

Utanma ve Utanç

İki tür utançtan söz edilebilir. Bize sınırlarımızı hatırlatan utanç sağlıklıdır; Kendimizi sevmemeye neden olan duygu utanç verici ve sağlıksızdır. Sağlıklı utanç, kişinin gelişimi sırasında, yaşam deneyimlerinin bir sonucu olarak herhangi bir baskı olmaksızın kendiliğinden ortaya çıkar. Ancak utanç, kişinin etrafındaki insanların hastalıklı iç dünyalarının baskısından kaynaklanır ve çok büyük sorunlar yaratır. En olumsuz etki, kişinin iç dünyasından kopmasıdır. Ayrıca çocuğu sürekli suçlu hissettirerek zamanla utanmasına neden olur.

Çocukların karşılanması gereken bazı temel ihtiyaçları vardır. Bunlar; Bunları dokunma, güven, düzen, sosyalleşme, uyarılma ve kendine değer olarak sınıflandırabiliriz. Bu ihtiyaçlar karşılanmazsa çocuk kendisinde bir eksiklik olduğunu düşünmeye ve kendi içinde utanmaya başlar. Bu şekilde ihtiyaçları karşılanmayan çocuk terk edilmiş bir çocuktur. Terk edilmiş çocuk normal gelişimini tamamlayamaz. Bu tür insanları tanımlamak için “yetişkin çocuk” terimini kullanabiliriz.

İçimizde Konuşulanlar

Herkesin içinde farklı sesler var. Bu sesler, iç ebeveynimizin ve iç çocuğumuzun sesleridir. İç ebeveynler gerçekçi, deneyimli, ciddi ve sonuç odaklıdır. İçteki çocuk oyuncudur, enerji küpü, coşku heyecandan gelir ve sonuca değil sürece yöneliktir. Sesi kaybolduğunda hayatın zevki de kaybolur. Sağlıksız iç çocuk, sevilmeyen, bastırılmış ve utanmış bir geçmişin ürünüdür. Sağlıklı iç çocuk sevilen, övülen, teşvik edilen ve desteklenen bir geçmişin ürünüdür.

Çeşitli olaylar, çeşitli iç konuşmalar üretir. Kendimizi dinleyerek ve gözlemleyerek olayları ve neden oldukları iç konuşmayı analiz edebiliriz. Bu bize içimizdeki çocuk ve içimizdeki ebeveynler için en büyük sorunların ne olduğu hakkında ipuçları verir. Bu tür çatışmalarda iç çatışmalar kişide rahatsızlık verir, zihni karıştırarak sağlıklı düşünmeyi engeller. Dolayısıyla kişi doyurucu ve üretken bir hayat yaşayamaz. İç çatışmaların en ayırt edici özelliği, çatışmanın altında yatan seslerin yoğunluğunun hemen hemen aynı olmasıdır. Bu durumda kişilerin belirli bir yönde karar almasını engeller. Seslerden biri güçlenirse ve kararımızı o sesin istediği şekilde verirsek, bu sefer diğer ses bizi rahatsız etmeye başlayacak ve çoğu zaman kararımızı kesip eski kararsız halimize dönmemize neden olacaktır. İç çatışmaları çözmenin ilk adımı iç ebeveynden gelmeli ve iç çocuğa “Benim isteklerimi ve isteklerinizi karşılayan bir çözüm bulalım” (kazan / kazan) demelidir. Bu, iç çatışmalara en sağlıklı yaklaşımdır.

İç Çocuğumuza Kavuşmanın Yolları

İçimizdeki çocuğu tanımanın en büyük sorumluluğu içimizdeki ebeveynlerimize düşüyor. İlk başta, içimizdeki çocuğumuz bize inanmayacak ve güvenmeyecektir (iç ebeveynler). Ancak sabırla ve şefkatle beklemeli ve onu yargılamaktan ve kontrol etmekten kaçınmalıyız. Atabileceğimiz ilk önemli adımlardan biri, her gün otuz dakikamızı ayırıp bu otuz dakika boyunca rahatsız edilmeyeceğimiz bir yer ve zamanda olmamızdır.

İçimizdeki çocuğu aramak uzun bir yolculuktur. Bir elma ağacı diktikten bir hafta sonra o ağaçtan elma koparmayı umuyorsanız, kendinizi baştan hayal kırıklığına mahkum edersiniz. Biyolojik ilerlemelerde olduğu gibi, psikolojideki ilerlemeler yavaş ilerliyor. Yıllarca süren bir hastalığı aniden iyileştirmeyi beklemeyin. İç çocuğunuza inanarak iç çocuğunuzla her gün tanışmaya devam edinmek gerekir.

Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 3 Average: 4.7]

admin

İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.

BENZER KONULAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin