Kitapdiyari.net



Yalıda Sabah

 Yalıda Sabah

Tür: Hikaye

Yazar: Haldun Taner

İlk yayınlanma tarihi: 2015

Yalıda Sabah

İstanbul’da sabahın ilk ışıklarıyla başlayan ve yaşanan hayatı anlatan bu hikaye deniz kokar. Martıların, karabatakların, kargaların denize, doğaya uyumu anlatılırken, aynı zamanda insanoğlunun bu ekosistem içindeki canlılığı, kendi bencil ve benbilirimciliğiyle bu sistemin nasıl dışında kaldığı anımsatılır. Haldun Taner, “Sakin bir limandan azgın dalgalarla boğuşan denizcileri seyretmek gibi” diyerek Lucretius’un bir sözünü hatırlatırken, insanoğlunun, başkasının sıkıntısının kendi başına gelmediğine sevinen bir varlık olduğunu söyler. Yazar, insanın, hayat koşturmacası içinde doğadaki diğer canlıların uyumunu görebildiğinde yaşamın ekolojik dersinin içinde kendi varlığını ve amacını hesaba çekeceğini düşünür. 

Küçük Harfli Mutluluklar

Eski Albay, şimdilerde sivil koruma şefi Nizamettin Bolayır’ın sakin, bir o kadar da düzenli hayatı anlatılıyor. Nizamettin Bey, askerlikten aldığı düzeni, kendi pratik zekasıyla birleştiren, zihni temiz ve bedeni zinde bir adamdır. Günü yaşayan, fazlasını aramayan, küçük mutluluklarla hayatını dolduran, bu huzuru sevdiklerine yansıtan birisidir.

Karşılıklı

Yazar bir seyahati sırasında, su geçirmeyen özelliği olan bir kol saati satın alır. Saatin bu özelliğine güvenerek yıllarca rahatlıkla kullanır. Ne var ki bir yanlış anlaşılma olmuştur ve saatin böyle bir özelliği yoktur. Nihayetinde yıllar sonra saat ona olan güvene rağmen su geçirir ve bozulur. Ancak saate o kadar çok güveniyordur ki bozulmasını bir türlü hazmedemez. Yazar burada saatten yola çıkarak dostlarımıza, sevdiklerimize olan sonsuz güveni sorgular.

Şeytan Tüyü

Almanya’da gurbetçi olan Ökkeş Topalmusagil’in arkadaşı Hidayet’e yazdığı mektup anlatılır. Ökkeş, Almanya’da kaçak işçi olarak nasıl iş bulduğunu ve buradaki insan manzarasını anlatırken medeniyeti önce nasıl garipsediğini sonra da nasıl özümsediğini anlatır. Almanya’yı neredeyse “bizim oralar” diyecek kadar benimsemiştir.

Sonsuza Kalmak

Sunuhi Bey emekli öğretmendir. Ev sahibi olmak için bir tanıdığının vasıtasıyla kooperatife girer. Kooperatifin temel kazılarından büyük tarihi taşlar çıkar. Vicdanını sorgulayan Sunuhi Bey, bunu arkeologlara sormak ister. Fakat kooperatifin diğer üyeleri onu engellerler. Tarihi gömerek, görmezden gelirler.

Neden Sonra

İhsan ve Melahat in aşklarına, gölge düşürecek korku ve gelgitlerin anlatıldığı küçük bir hikayedir.

Yaprak Ne Canlı Yeşil

Sanat tarihi asistanı olan anlatıcı, herkesin biraz övündüğü, kendini ispat için rollere büründüğü ve genellikle sanat konuşulan bir kahvede arkadaşlarıyla vakit geçirirken Zuhal isimli bir kadınla, arkadaşının vesilesiyle tanışır. Genç kadın, kahve müdavimlerinin tersine okumayı sevmez. Hayatı okumayı bilen Zuhal, asistan gence soyutla somutun, düşle yaşamın farkını öyle güzel anlatır ki ayrılmalarının üzerinden yıllar geçmesine rağmen Zuhal’i unutamaz. Genç kadının yalınlığı doğaya benzer, yaprağın yeşili gibi parlak ve canlı…

Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 5 Average: 4.4]

Nurhayat Akbulut

İyi kitap okumak geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.

BENZER KONULAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin